FEDERAL KAMPANA TORNA MAKİNASI | Kampana Torna, Kampana Torna Makinası

FEDERAL KAMPANA TORNA MAKİNASI

Otomobil Sektöründen Nisan Ayı Haberleri

e-Posta Yazdır PDF

 

Araç sayısı 18 milyonu aştı
Trafiğe kayıtlı araç sayısı, Ocak ayı sonu itibarıyla 18 milyon 52 bin 195'e ulaştı.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı Aralık ayına göre yüzde 51,7 oranında artış gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 Ocak ayına ait 'Motorlu Kara Taşıtları' verilerini açıkladı. Buna göre trafiğe kayıtlı araç sayısı, Ocak ayı sonu itibarıyla 18 milyon 52 bin 195'e ulaştı. Trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,9’unu Otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 15,1’ini motosiklet, yüzde 8,7’sini traktör, yüzde 4,2’sini kamyon, yüzde 2,3’ünü minibüs, yüzde 1,2’sini otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Ocak ayında 124 bin 291 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıtlar içinde otomobil yüzde 65,6 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 18,8 ile kamyonet, yüzde 7,3 ile motosiklet, yüzde 3,4 ile kamyon takip etti. Taşıtların yüzde 4,9’unu ise minibüs, otobüs, özel amaçlı taşıtlar ve traktör oluşturdu.

TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI ARTTI

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı Aralık ayına göre yüzde 51,7 oranında artış gösterdi. Bu artış otomobilde yüzde 55,9, minibüste yüzde 34,5, otobüste yüzde 55,6, kamyonette yüzde 136,4, kamyonda yüzde 61,8, motosiklette yüzde 18,4, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 206,1 olarak gerçekleşti. Traktörde ise yüzde 66,1 azalma yaşandı.

Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 1 artış gerçekleşti. Bu artış otomobilde yüzde 8,1, minibüste yüzde 34,2, motosiklette yüzde 28, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 115,7, traktörde yüzde 2,6 oldu. Otobüste yüzde 51, kamyonette yüzde 21, kamyonda yüzde 6,6 azalış oldu.

Ocak ayında 124 bin 291 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 11 bin 543 adet taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 112 bin 748 adet arttı.

TRAFİĞE KAYITLI OTOMOBİLLERİN YÜZDE 41'İ LPG'Lİ

Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 9 milyon 365 bin 226 adet otomobilin yüzde 41,3’ü LPG’li, yüzde 30,9’u benzinli, yüzde 27,2’si dizel yakıtlıdır. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,5 olarak gerçekleşti.


Ayrton Senna 54. doğum gününde doodle oldu
Ayrton Senna da Silva, 54. doğum günü Google taradfında doodle ile kutlandı. 21 Mart 1960 yılında Sao Paulo'da dünyaya gelen Formula 1'in unutulmaz pilotlarından biri olan Ayrton Senna unutulmadı.

Ayrton Senna Kimdir?

Pistlerde başlayıp pistlerde son bulan bir hayat!
Otoriteler tarafından, Micheal Schumacher ile birlikte en iyi yarışçı olarak kabul edilir. Ayrıca birçok sürücünün korkulu rüyası olan yağışlı havalarda, pistlerdeki başarısıyla yağmur adam lakabını almıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Senna, henüz dört yaşındayken karting aracı sürmeye başlamış ve 13 yaşında ilk karting yarışına katılmıştır.Babasının Senna'nın iyi bir yarışçı olmasında en büyük katkısı, Sao Paulo'nun yıldız yarışçısı Emerson Fittipaldi'nin, motor bakımcısı olan Tche'yi oğlunu yetiştirmesi için tutmasıdır.

Emerson Fittipaldi Formula 1'de ilk birincilik kazanan Brezilyalı pilottur ve karting döneminde kendisini Tche yetiştirmiştir. Sao Paulo Interlagos'da katıldığı ilk yarışı kazanan Senna bu başarıyla yarış kariyerine başlamış olur. Bu başarının ardından hayatının önemli zamanlarını Tche'nin yanında geçiren Senna  ileride döneminin en teknik sürücüsü olmasını sağlayacak temel bilgileri edinmiştir. İlk katıldığı yarışı kazanmasından yalnızca iki hafta sonra Sao Paulo kış yarışlarında yıldızlar sınıfında birinci olan Senna, yaz döneminde de "Yıldızlar Birinciliği"ni tümüyle kazanmıştır.

Bir sonraki yıl Brezilya karting birinciliğini, sonra da 1976'da Sao Paulo Büyükler Birinciliğini ve yeni 100cc'lik kartıyla büyük üç saatlik yarışı kazanan Senna, bu dönemde sonradan ünlü olacak sarı kaskıyla ilk kez yarışmıştır.

17 yaşındayken Güney Amerika Karting Birinciliğini kazanan Senna, daha sonra Dünya Birinciliğinde de birkaç kez ikincilik kazanmıştır. 1984 yılında Formula 1'e ilk adımını Toleman takımıyla atan Senna, aynı zamanda efsane olacağı bir dünyanın kapısınıda aralamış olur. Toleman-Hart F1 takımıyla ilk kez F1 ile tanışan Senna, özellikle yağmurlu bir ortamda yarışılan Monako Büyük Ödül (Grand Prix) yarışı ile izleyenleri kendisine hayran bırakmıştır.

1985'de Lotus takımına katılan Senna, Portekiz'deki Estoril'de ilk Grand Prix yarışını kazanmıştır. Senna, 1988 yılında Alain Frost'un takım arkadaşı olarak McLaren F1 takımına katılır. Bu aynı zamanda da, iki ünlü yarışçı arasındaki unutulmaz çekişmeli yarışların başlangıcı olacaktır. Senna, yarış yolunda acımasızlığı, kararlılığı, ölçülülüğü ve disiplini ile konusunda uzmanlaşmış, daha önce hiç kimsenin başaramadıklarını  (65 Formula 1 yarışına birinci sırada başlamak gibi) başarmıştır. Özellikle yağmur altında yapılan yarışlarda hiç kimse eline su dökememiştir. Senna Monako'daki yarışı kimsenin başaramadığı bir biçimde 6 kez kazanmıştır.

Ayrton Senna'nın ölümü
Williams takımı 1993 sezonunda araçlarına elektronik bir yenilik eklemiş, aracın süspansiyonu virajlarda daha iyi denge sağlamak ve savrulmayı önlemek için elektronik destek sistemi geliştirmişti. Sürücünün işini bir hayli kolaylaştıran bu sistem Williams takımı için başarılı bir sezon geçmesini sağlamıştı. Dördüncü şampiyonluğu ile birlikte Formula 1'e veda eden Alain Frost, yerini Senna'ya bırakacaktır. Fakat bu hem güzel günlerin, hem de sonun başlagıcı olacaktı.

1994 sezonu başlangıcında FIA zengin takımlarla diğer takımların arasındaki haksızlığı önlemek için “hiçbir araçta sürüşü etkileyecek elektronik aksamın bulunamayacağı” yönünde karar alır. Bu karar yüzünden Williams Takımı’da aracında bulunan denge kontrol sistemini aracından çıkarmak zorunda kalır.

Araçta yapılan değişiklikler, Senna'nın sürüşünü olumsuz yönde etkilemekteydi. Bir test sürüşünün ardından Senna, yaşanan titreşimler yüzünden aracı kontrol edemediğini ve direksiyonu döndürsede otomobilin düz bir şekilde yola devam ettiğini belirtmiştir. 30 Nisan 1994 tarihinde Roland Ratzenberger'in geçirdiği kaza Senna'yı çok etkilemişti. Roland Ratzenberger, Villeneuve virajını alamamamış ve neredeyse dik açıyla karşı bölümdeki beton bariyere çarpıp yaşanan kazada hayatını yitirmişti. 1 Mayıs 1994 tarihinde Ayrton Senna attığı tek tur ile Pole Position’dan yarışa başladı. Ancak yarışın başlamasıyla birlikte motoru çalışmayan Benetton sürücüsü J.J. Lehto pist üzerinde kaldı. Arka bölümden kalkan Pedro Lamy, görüş açışı diğer araçlar tarafından kapatılınca, Lehto'nun Benetton'unu göremeyerek arkadan çarptı.

Çarpışmanın etkisiyle aracın lastikleri ve gövdeden parçalar koptu. Kazanın ardından güvenlik aracı piste girdi ve 5 tur boyunca pistte kaldı. Yarışın 7. turuna gelindiğinde Ayrton Senna 306 Km/sa hızla Tamburello virajına yaklaştı. Ancak daha önce söylediği gibi direksiyonu döndüremedi ve o hızla pistten çıktı. Yaptığı son bir hamle ile hızını 218Km/sa’ye kadar düşürmeyi başarmıştı.

Ancak bu kötü sonu değiştiremedi. Kazanın hemen ardından Senna'nın hareketsiz ve bir yana kaymış görüntüsü, ciddi bir yaralanma olduğunu haber veriyordu.

Pist görevlilerinin acil müdahale denemeleri, helikopter görüntüleriyle tüm dünyaya yayınlanmaktaydı. Yakın çekimlerde, tedavi bölgesinde kan izleri görülmekteydi. Senna'nın kafasındaki gözle görülür yaralanma, sağlık ekibinde ciddi bir beyin travması şüphesi doğurdu. Kazadan 1 dakika 9 saniye sonra yarış tamamen durmuştu.

Kazadan yaklaşık 10 dakika sonra, Larrousse takımı bir hata sonucu, pilotlarından Érik Comas'a piste geri dönme onayı verdi. Halbuki yarış halen kırmızı bayraklarla durdurulmuş durumdaydı. Eurosport yorumcusu John Watson bu olayı "hayatımda gördüğüm en saçma yanlışlık" şeklinde yorumladı. Pistteki görevliler Comas'ın yoluna devam ederek, kaza bölgesindeki çalışmalara karşı bir tehdit oluşturmasını engellemek için büyük çaba sarf etti.

Honda'nın sesi Ayrton Senna!
Japon otomotiv firması Honda, 65'inci yılını kutlarken etkileyici bir çalışmaya imza attı.

Honda 'Hands' adıyla çıkardığı 65'inci yılına özel klibi ile birlikle Ayrton Senna'nın anısına bir video çalışması hazırladı.

'Hands' klibinde Honda'nın 65 yıllık tarihi özetlenirken, 'Honda'nın sesi Ayrton Senna 1989' isimli çalışmada ise son derece ilginç ve dikkat çekici bir klip hazırlandı.

Efsane Formula 1 pilotu Ayrton Senna'nın anısına düzenlenmiş bu çalışmada, özel olarak hazırlanan ses ve ışık sistemi ile Senna'nın ruhu Suzuka Pisti'nde hayat buldu.

Firma, 1989 yılındaki ses kayıtları ile Suzuka Yarış Pisti'ne yerleştirilen özel ses ve ışık sistemi sayesinde Ayrton Senna'yı yeniden pistlere döndürdü.


Citroen modellerinde cazip fırsatlar
Türkiye’de Bayraktar güvencesi ile satışa sunulan ve tüm ülke genelinde 50’yi aşkın satış ve servis noktasıyla hizmet veren Citroën, Mart ayında da tüketicilere cazip fiyatlar ve indirimler sunmaya devam ediyor.

Citroen modellerinde cazip fırsatlar

Kendine özel dinamik stili, geniş bagaj ve iç hacmi, çevreye duyarlı ekonomik motor seçenekleri ile fark yaratan Citroën C4 modelinde ise 7.000 TL’ye varan indirim avantajı tüketicileri bekliyor.  Citroën’in binek ürün gamının lokomotif modeli olan Citroën C4 yüksek kalitesi ile geniş bir müşteri kitlesinin beklentilerine cevap veriyor.


Citroën mühendisleri tarafından Dünya’nın dört bir tarafında, farklı iklim ve yol şartlarında dört milyon kilometreden fazla test edilen ve sedan pazarına yeni bir soluk getiren Citroën C- Elysée modelin de 3.500 TL’ye varan indirimler tüketiciler ile buluşuyor. Citroën’ in teknoloji ve tasarım konularındaki uzmanlığını yansıtan C- Elysée; ekonomik motorları, avantajlı fiyat seviyesi ve çarpıcı tasarımı ile dikkat çekiyor.

Ticari araçlarıyla da yoğun ilgi gören Citroën; ticari araç segmentinin önde gelen modeli olan ve güç, yakıt tasarrufu, güvenlik alanlarında yüksek performans sergileyen 2014 model Berlingo Combi modelinde 4.500 TL’ye varan indirim avantajı sunuluyor.

Citroën binek ve ticari araçlar,  Mart ayı kampanya fırsatları ile Citroën bayilerinde tüketiciler ile buluşuyor!


Ellerinde oje yerine motor yağı var
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde üniversite mezunu genç kız 3 yıldır çalıştığı motor tamir dükkanında motor ustası olmak istiyor.

Kdz. Ereğli ilçesinde yaşayan Özlem Samat (29) muhasebe ve ofis işleri için işe alındığı motor tamir dükkanında usta olmak için yoğun çaba sarf ediyor. Araçların altına yatıp bakımlarını yapan, lastik söküp, motor bloklarını tamir eden 4 yıllık Üniversite mezunu Özlem Samat işini severek yaptığını söyledi.
Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamadığını ve Kışla Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren motor tamir dükkanında muhasebe işlerine bakması için işe alınan Özlem Samat, araba tutkunluğu nedeniyle kısa sürede ustası Murat Karakaya’nın yanında ustalık öğrenmeye başladı. Motor tamiri ve araç bakımı konusunda yeteneği fark edilen Özlem Samat aynı zamanda çıraklık eğitim merkezinde de kurs görmeye başladı.

Kdz. Ereğli’de kurulu bulunan iki sanayi sitesinde tek bayan motor ustası olarak çalışan Özlem Samat yaşıtındaki bayanların elleri ojeli yüzü makyajlıyken kendi ellerinin yağ ve kir içinde olmasından dolayı burukluk yaşamadığını belirterek “Ben ekmeğimi bu ellerle kazanıyorum” dedi.

ÖZLEM SAMAT : “BU İŞİ SEVEREK YAPIYORUM”
Samat konuşmasında "Bu işi hemen hemen 2,5 sene oldu başlayalı. Zaten çıraklıkla başladım ben bu işe. Sanayimizde çıraklık okulu açıldı. Ona da başladım. Şu an zaten orada ki de eğitimim devam ediyor. Burada iki tane ustamız var. Onların sayesinde bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bu işin erkeği bayanı yok. Gücüm yettiği sürece bayan olarak ta bu işi seviyorum. Araçlara karşıda tutkunluğum olduğu için işimi severek yapıyorum. İlk girdiğimde zorlandım. Kolay değil. Bir motora baktığın zaman bir bayan olarak neyin ne olduğunu anlayamazsın. Ama ustalarımızın sayesinde bu işi az çok öğrendik. Çevreden görenler sevinerek tepki veriyorlar. Buraya bayan bir gurup gelmişti, bir keresinde. Hani 'Kadının yapamayacağı bir iş yoktur' gibilerinden bana çok güzel tepki verdiler. Bu da benim hoşuma gitti. İşimi daha da severek yapmaya başladım. Bunu başardım da. Çalışıyoruz. Şükürler olsun ekmeğimizi de kazanmaya devam ediyoruz.”

ÜNİVERSİTE MEZUNU MOTOR USTASI
Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamadığını ve muhasebeci olarak alındığı iş yerinde motor ustalığı öğrenmeye başladığını dile getiren Samat, ailesinin de ilk başlarda bu işi yapmasına karşı çıktığını ifade etti. Samat konuşmasında “ 4 yıllık işletme mezunu olan ancak iş bulamadığı için sanayi sitesinde işe girdiğini kaydeden Samat "Ailem herhangi bir şey söylüyor mu derken tabi sonuçta bir ailedir. Sonuçta onlarında tepkisi vardı. Hani 'Kızım sen motor işinden ne anlarsın' dediler. Tabi onlarda evin tek kızı olduğum için erkek gibi yetiştiğim için bu şekilde bir tepki vermiyorlar. Mezuniyet durumum ben üniversite mezunuyum. 4 yıllık işletme bölümü mezunuyum. Hayat işte. Bu duruma kadar getirdi. Ülkemizde işsizlik oranı çok olduğu için elimizden geldiği imkanları da ama değerlendirdik, ama değerlendiremedik. Ancak bu duruma kadar geldik. Açıkçası işimden memnunum" dedi.

YAŞITLARININ ELLERİNDE OJE, ONUN ELLERİNDE İSE MOTOR YAĞI VAR
Yaşıtındaki bayanların elleri ojeli yüzü makyajlı iken kendi ellerinde motor yağı olan genç motor ustası adayı Özlem Samat sözlerini şu şekilde sürdürdü; “ Ben diğer bayanlar gibi masa başında oturup, hesap Kitap yani sadece bunları göremiyorum. Çünkü ben hiperaktif olduğum için durduğum yerde duramıyorum. Ben şu anda bu iş yerinde ama hesap kitap, ama motor, ama lastik sökümü gibi işlerimizde bulunuyorum. Bir tek hesap kitap işi yapmıyorum. Her türlü işe koşuyorum. Diğer bayanların ellerinde oje varken bizim ellerimizde gördüğünüz gibi yağ var. Ama ben bundan dolayı hiç bir zaman burukluk yaşamadım. Çünkü ben ekmeğimi bu eller sayesinde kazanıyorum. ‘Ekmeğini taştan çıkartıyor’ derler ya, benimkisi de o hesap."

USTALARI ONU ŞAŞKINLIKLA İZLİYOR
Özlem Samat’ın ilk işe girdiğinde bu işi yapabileceğini hiç zannetmediklerini ve azmi sayesinde kısa sürede her işi yapmaya başladığını ifade eden 24 yıllık usta olan İsa Yılmaz (34), kendilerinden önce her işe sarıldığını söyledi. "Biz sadece hesap işine bakar diye tahmin ederken o lastik sökümü kriko kaldırma temizlik ve diğer işlerle meşgul oldu. Bizden önce her işe sarılıyor. Bizde şaşkınlık içerisinde bakıyoruz bu duruma. Bu işi de severek yapıyor. Biraz daha çalışırsa illa ki motor ustası olur. Kendisini çıraklık eğitimine de yazdırdık” dedi.

Otomobil tutkunu Özlem Samat’ın en büyük hayali ise bir otomobile sahip olmak. Çalıştığı iş yerinden elde ettiği kazanç ile ailesini geçindirdiğini dile getiren Samat, bir otomobil sahibi olmak için yetkililerin kendisine destek olmasını bekliyor.


Hyundai motorsport podyuma çıktı
Hyundai Shell Dünya Ralli Takımı, 2014 Dünya Ralli Şampiyonası’nın üçüncü ayağı olan Meksika Rallisi’nde ilk kez podyuma çıkmanın gururunu yaşıyor.

Takımın Belçikalı pilotu Thierry Neuville, 7 numaralı i20 WRC’siyle zorlu 22 etabı başarıyla geçerek yarışı üçüncülükle tamamlarken ikinci aracın direksiyonundaki Avustralyalı pilotu Chris Atkinson da Neuville’in ardından yarışı yedinci sırada tamamladı. Hyundai Motorsport, Meksika Rallisi ile birlikte genel klasmandaki marka puanını 31’e çıkarmış oldu. Motorsporlarına verdiği 10 yıllık aradan sonra 2014 sezonuyla birlikte tekrar Dünya Ralli Şampiyonası’na geri dönen Hyundai, test yılı olarak gördüğü bu sezonda özellikle araçların ve takımın performansını görmek amacıyla her yarışa finiş görme parolasıyla çıkıyor. Sezonun ilk iki yarışı olan Monte Carlo ve İsveç rallilerinde kaza ve teknik sorunlardan dolayı talihsizlik yaşayan Hyundai Shell Dünya Ralli Takımı, üçüncü ayak olan Meksika Rallisi’nde iki aracıyla birden ginişe gelmiş olmanın yanı sıra, oldukça zorlu koşullarda yapılan yarışta birçok rakibinin sorun yaşamasını iyi kullanarak hem podyum gördü hem de önemli puanlar kazanmış oldu.

Yaklaşık  2600 metre yüksekliğe ve sıcak havaya rağmen tüm etaplarda üstün bir başarı gösteren pilotlar, i20 WRC’nin performansının ve dayanıklılığının yüksek rekabet seviyesinde olduğunu belirttiler. Takımın birinci pilotu olan Neuville, yarışla ilgili olarak, “Yarışı üçüncü sırada bitirerek podyuma çıktığımız için gerçekten çok mutluyuz. Başımızı dik tutarak en iyi sonucu elde etmek için bu yarışa konsantre olduk.  Yarıştaki ilk hedefimiz her iki i20 WRC’yi finiş çizgisinde görmekti ve biz de bu hedefimize podyuma çıkarak başarıyla ulaştık. Bu yarışta çok zorlu etaplardan geçtik ve aynı zamanda gelecek adına çok önemli datalar topladık. Hem araçların, hem de takımın gelişimi için oldukça önemli bir deneyim elde ettik. Kısacası sonuçlardan memnunuz ve her geçen gün hedeflerimizi biraz daha üst seviyelere çıkarıyoruz. Ekipçe çok çalışıyoruz ve çok daha önemli başarılar elde edeceğimize inanıyorum” dedi.

Hyundai Motorsport’un Avustralyalı pilotu Chris Atkinson ise, “Kolay bir haftasonu değildi fakat takım olarak alınan sonuçlardan mutluyuz. Her iki aracın finiş görmesi ve üçüncülük elde ederek podyuma çıkması şüphesiz Hyundai Motorsport için çok anlamlı. Çünkü Meksika Rallisi, takvimdeki en zorlu yarışlardan biri. Burada sadece etaplarla değil aynı zamanda yüksek rakım ve sıcak havayla da karşı karşıyasınız. Ayrıca iri taşlar ve kaygan toprak zemin sizi hata yapmak için çok zorluyor. Geçtiğimiz Cuma günü süspansiyon problemi yaşadım ve bu bana biraz zaman kaybettirdi. Fakat yarış boyunca tüm ayarları tekrar yaptık ve ben de yarışı yedincilikle tamamlamdım. Bu sonuçtan memnunum fakat önümüzdeki yarışlarda çok daha iyisi olacağından eminim. Çünkü elde ettiğimiz bu deneyimlerle takımın kendisini geliştirmesi mümkün olacak. En kısa zamanda tekrar i20 WRC’nin direksiyonuna geçmek için sabırsızlanıyorum” dedi.

Hyundai Motorsport Takım Patronu Michel Nandan ise, “Takımımız hala çok genç ve aldığımız bu sonuçlar yabana atılacak cinsten değil. Hedefimiz, her iki araçla yarışı eksiksiz ve kayıpsız olarak bitirmekti. Hem yarışı bitirdik, hem de podyuma çıkarak haklı bir gurur yaşadık. Her yarışta yeni bir şeyler öğreniyor ve keşfediyoruz. Hem pilotlarımızı hem de araçlarımızı geliştirmek adına önemli analizler gerçekleştiriyoruz. WRC yarış takvimi çok sıkı ve araçları geliştirmek için çok fazla zamanınız yok ama biz her yarışta elde ettiğimiz tecrübeleri hızlı bir şekilde Alzenau ve Kore Namyang’daki  merkezlerimize iletiyoruz. Bu da doğal olarak araçlarımızın gelişimi için bize zaman kazandırıyor. Harika bir takım oluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz ve bir sonraki yarış olan Portekiz için hazırlıklarımıza ara vermeden devam ediyoruz” dedi.

Dünya Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan Portekiz Rallisi, 3-6 Nisan tarihlerinde yarışacak. Hyundai Shell Motorsport World Rally Team, bu yarışa 3 adet i20 WRC ile katılacak. Araçların direkisyonunda ise Thierry Neuville’in yanı sıra takımın İspanyol pilotu Daniel Sordo ve Finlandiyalı Juho Hanninen oturacak.


Infiniti 560 beygir Q50 Eau Rouge Concept
Infiniti, yüksek performanslı otomobillere yönelik tasarım anlayışına Formula 1 bakış açısı katan Q50 Eau Rouge Concepti ile tarihin gelmiş geçmiş en hızlı Infiniti’sini Avrupa’da ilk kez Cenevre Fuarı’nda sergiledi.

Konsept aracın gövdesi Infiniti Red Bull Racing Formula 1 aracının tasarım izlerini taşıyan tamamen yenilenmiş özel panellerden oluşurken kaputunun altında da inanılmaz bir güç barındırıyor. 3,8 litrelik, 560 beygir gücünde  aluminyum gövdeli twin turbo 6 silindirli motoru ile  göz kamaştıran Q50 Eau Rouge, 600 Nm’lik torkunu asfalta dört çeker sistemle aktarıyor.
Q50 Eau Rouge, Infiniti’nin yüksek versiyonlu Q50 premium spor sedanına ilişkin vizyonunu ifade eden bir konsept araç olarak ön plana çıkıyor. Özel aerodinamik karbon fiber gövdeye sahip olan Q50 Eau Rouge, daha alçak ve daha geniş bir yapıya sahip; böylece daha gerçekçi bir yol duruşu sergiliyor.  
Aslına sadık ama tamamen özel…
Q50 Eau Rouge; motor sporlarının zirvesindeki rekabetten doğdu ve başarılı Infiniti Red Bull RB9 F1 yarış aracının parçalarını yansıtıyor. Gövde panellerinin neredeyse her biri Q50 Eau Rouge’a özel olarak tasarlandı. Sadece ön kapılar ve tavan direklerinin yay kısmı standart parça olarak korundu. Yeni ön ve arka çamurluklar, Q50’nin hâlihazırda geniş omuzlu olan duruşunu 20 mm uzatıyor; daha geniş bagaj kapağı spoyleri ise hava basıncı bastırma kuvveti yaratıyor. Bu dinamik genişliğin tümü, özel kırmızı boya kaplamayla çevrelendi. Q50’nin üretim modelinin parlak krom ayrıntılarının yerini alan koyu krom ayrıntı, Q50 Eau Rouge’un atletik fiziği üzerinde boyayı çevreliyor ve konseptin duruşunu önemli ölçüde koyulaştırıyor.

Q50’nin çift kemerli ön ızgarası da, tıpkı cam çerçeve, kapı kolları ve bagaj kapağını vurgulayacak şekilde koyu krom mat boyaya sahip. Kıvrımlı kaporta, Q50 Eau Rouge’nin kapasitesinin ve amacının ifadesi olarak çift havalandırmalı.

Premium kabin, Sportif ilham
Tasarım çalışmasının sportif karakterini daha da vurgulayan kabin, konfor sunmak için tasarlandı. Yüksek tutuşa sahip sportif direksiyon ve Formula 1 tarzı vites kanatçıkları ile daha yüksek ve hassas kontrol sağlanıyor.
Kapıların ve orta konsolun kırmızı renkli karbon fiber ayrıntıları gövdenin tarzını tamamlıyor ve koyu krom, kırmızı kokpitte gümüş rengi kromun yerini alıyor.

Konsept BMW E9 gönülleri fethetti
Klasik görünümünden çok birşey kaybettirilmeden tasarlanmış olan yeni konsept E9 modernize edilerek etkileyici bir kimlik kazanmış

Konsept BMW E9 gönülleri fethetti

Proje çalışmalarını yürüten David Obendorfer, Fiat 127, Renault 4 ve Fiat 500'ünde dijital ortamda yenileme çalışmalarında bulunmuş bir isim.

BMW'nin o döneme damga vuran keskin çizgilerinin biraz daha yumuşatılarak düzenlenen konsept E9 BMW sevenleri heyecanlandıran bir tasarım olmuş

Otokar, Türk tasarımı askeri araçlarını Şili’de tanıtıyor
Türk savunma sanayiini yurtdışında başarıyla temsil eden Otokar, yeni pazarlara açılıyor; 25-30 Mart tarihleri arasında Şili’de düzenlenen uluslararası Hava ve Uzay Fuarı FIDAE 2014’te dünyaca tanınan zırhlı araçları COBRA ve ARMA’yı tanıtıyor.

Bir Koç Topluluğu şirketi olan Otokar, Şili’nin Santiago şehrinde düzenlenen FIDAE 2014 Fuarı’nda 4x4 taktik tekerlekli araçlardan paletli zırhlı araçlara kadar uzanan geniş ürün gamını tanıyor. Fuarda Otokar standını ziyaret edenler COBRA ve ARMA 8x8 araçlarını daha yakından tanıma fırsatı buluyorlar.
 
Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayii firması olan Otokar’ın bir dünya markası haline geldiğini belirten Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç yeni pazarlara açılmak isteklerini şöyle dile getirdi: “Tasarımı ve üretimi tamamen Otokar’a ait olan araçlarımız 5 kıtada 30’a yakın ülkede aktif olarak kullanılıyor. Yerli bir üretici olarak ülkemizi savunma sanayiinde temsil etmekten gurur duyuyoruz. Öncelikli olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kara sistemleri alanındaki her türlü ihtiyacı karşılamak üzere ürün ailemizi sürekli yeniliyor ve genişletiyoruz. Ordumuzun, güvenlik güçlerimizin bizim gibi yerli ve milli üreticileri tercih etmesi yurtdışında da önemli bir referans oluyor. Bundan güç alarak, mili bir firma olmamızın, yabancı bir ortağa bağlı olmamamızın da etkisi ile ürünlerimizi yeni pazarlara tanıtıyoruz. Sadece araçlarımız değil, kule sistemlerimiz de yeni kullanıcıların ilgi ve beğenisini kazanıyor.”


Paul Walker'ın geçirdiği kazanın detayları ortaya çıkmaya başladı
Ünlü oyuncu Paul Walker'ın yaptığı kaza hakkında Los Angeles Şehri Şerif Deparmanı tarafından kısa bir açıklama yapıldı.

Paul Walker'ın geçirdiği kazanın detayları ortaya çıkmaya başladı

Paul Walker'ın Porsche Carrera GT marka aracı ile geçirdiği kazada, Otomobilin 150 kilometre hızda olduğu belirtildi. Otomobil üzerine yapılan incelemelerde aracın lastiklerinin oldukça eski olduğu ve bununda kazaya sebep olan önemli faktörler arasında yer aldığı açıklandı.

Kazanın bir diğer sebebi olarak gösterilen iddia ise aracın fabrika çıkış versiyonuna göre oldukça değiştirildiği ve ekstra eklemelerin otomobilin doğal yapısını bozduğu yönünde. Bu yüzden de yüksek hızlara çıkıldığında bir sorun meydana gelmiş olabileceği düşünülüyor.


Renault Cenevre Fuarı'na merhaba dedi!
Renault Twingo’ya yeniden, daha cesur bir bakışla bakıyor. İlk lansmanından yirmi yıl sonra, Renault, ayrıntılı bir dönüşümden geçen küçük şehir araçlarının üçüncü kuşağını tanıtmaktan gurur duyuyor. Neşeli görünümüne ek olarak, Yeni Twingo dört renk seçeneği ve yeniliklerle birlikte sunuluyor. Yoğun kişiselleştirme fırsatları doğal olarak bu programın bir parçasını oluşturuyor.

Renault Cenevre Fuarı'na merhaba dedi!

Arka kısımdaki moturun konumlandırılması sayesinde:
Yeni Twingo artık daha çevik ve 8.65 metrelik bir dönüş çapına sahip, rakiplerinin değerlerinden ortalama olarak bir metre daha az olan bu değerle fark yaratıyor.

Yeni Twingo, kabin uzunluğuna eklenen 13 cm ile oldukça geniş ve ferah, ancak Yeni modelin toplam uzunluğu 10 cm kısaltıldı.
Yeni Twingo beş kapılı mimarisi, akıllı yükleme çözümleri, tamamen düz zemini ve 2.20 metrelik şaşırtıcı derecede uzun maksimum yük uzunluğu nedeniyle çok pratik. Twingo bu özelliğe sahip tek şehir aracıdır...
Yeni Twingo’nun sınıfının en iyisi ileri görüş alanı ve yüksek sürüş pozisyonu,  yoğun alanlarda araç kullanılırken daha da önem kazanıyor.

Bagajda ya normal havalandırmalı ya da turboı üç silindir benzinli motor yer alıyor. Her iki motor da yakıt verimliliği ve etkili bir performans sunuyor. Yeni Twingo internet bağlantısına sahip ve iki multimedya sistemine sahip


Sıfır kilometre otomobil ikinci eli olumsuz etkiledi
Sıfır kilometre otomobil fiyatlarındaki artış ikinci el piyasaya ilgiye neden olurken, pazara temiz araç girişinin sınırlı olması ve fiyatların yükselmesi satışları olumsuz etkiliyor.

Sıfır kilometre otomobil ikinci eli olumsuz etkiledi

Özel Tüketim Vergisi ve döviz kurlarındaki yükselişle yüzde 40'a kadar artan sıfır kilometre  Otomobil fiyatları ilgiyi ikinci el piyasasına yöneltirken, pazara temiz durumda ikinci elotomobil girişinin sınırlı olması ve fiyatların yükselmesi bu piyasadaki satışları da olumsuz etkiledi.

İzmir Oto Galericiler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fiyat artışı sebebiyle sıfır kilometre otomobil piyasasında yaşanan durgunluğun ikinci el piyasasını da olumsuz etkilediğini savundu.

Otomobilini satıp sıfır kilometresini almak isteyenlerin, ÖTV ve döviz kurlarındaki artışla modeline göre 20 bin lirayı bulan fiyat farkı sebebiyle tercihlerini ertelediğini anlatan Dursun, şunları kaydetti:

"Sıfır kilometre otomobil fiyatlarının artması ikinci el satışlarına hareket getirdi ancak piyasaya yeteri kadar araba girmediği için temiz ikinci el otomobil bulakta zorluk yaşıyoruz. İkinci el piyasasına otomobilin gelmesi için sıfır otomobil satışlarının iyi olması lazım. Sıfır otomobil satışları şu anda çok durgun. Dolayısıyla ikinci el piyasasında 1 ile 3 yaş arasında yeterince otomobil bulunmuyor. 2012-2013 model ikinci el otomobillerin fiyatı daha fazla yükseldi."

"Sıfır kilometre araç satışlarının fazlalığı, ikinci el piyasasını da hareketlendiriyor"

İkinci el otomobil piyasasında fiyatların sıfır otomobil satışlarına endeksli olduğuna işaret eden Dursun, piyasaya giren sıfır kilometre araç sayısı fazlalığının ikinci el piyasasını da hareketlendirdiğini ve arttırdığını ifade etti.

Dursun, ikinci elde ilginin fiyata ve modele göre değiştiğini, 10-20 bin lira arasında ve 1-2 yaş sınırındaki araçların daha çok rağbet gördüğünü belirterek şunları söyledi:

"Fiyatı 10 ile 20 bin lira arasında olan orta segment otomobil bulmakta zorlanıyoruz. Sıfır otomobillerle birlikte 1-2 yaşındaki araçların fiyatlarının da artması insanları daha ucuz ancak binilebilen modellere yönlendirdi. Fiyatların yükselmesi piyasayı da kilitliyor. İyi bir arabanın fiyatı ev fiyatı gibi oldu. Bayiler kampanya yaparak sıfır araba satışlarını artırırlarsa ikinci el piyasasında da satılık araba sayısı artar. Şu anda yeterince satılabilecek iyi model araba bulunmuyor."

"Piyasadaki ikinci el araçların yüzde 60'ı rent a car çıkışlı"
İzmir Oto Galericiler Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şerif Karatop ise ikinci el otomobil piyasasında son dönemde satılan araçların yüzde 60'ının "rent a car" şirketleri çıkışlı, kiralık olarak kullanılan otomobillerin oluşturduğunu, yüksek kilometreye sahip bu araçların alıcılar tarafından tercih edilmediğini söyledi.

Bursa Oto Galericiler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yanık da sıfır kilometre otomobillerde yaşanan fiyat artışının ikinci el piyasasına yansıdığını belirtti.

"Bir yaşındaki aracını satıp sıfırını almak isteyenler oluşan fiyat artışı sebebiyle şu anda bunu gerçekleştirmiyor" diyen Yanık, bu kişilerin tercihlerini ikinci el otomobillerden yana kullanmak istediğine dikkati çekerek, "Ayrıca yerel seçimler ve oluşan belirsizlik nedeniyle insanlar tercihlerini de erteliyor. Buna rağmen ikinci el piyasasında bir talep artışı var, bu talep de fiyatlara yansıdı" dedi.


Subaru, Geleceğin Crossover’ı VIZIV 2 CONCEPT
Subaru, geleceğin Crossover tanımına ışık tutan VIZIV 2 Concept’ini 84. Cenevre Otomobil Fuarı’nda gün yüzüne çıkarttı. Rahatlık ve keyif kavramlarının Subaru marka felsefesinde birleşmesi ile yaratılan VIZIV 2 Concept, bu kez Plug- in Hibrit teknolojisini Boxer DIT motor ile buluşturuyor.

Subaru, Geleceğin Crossover’ı VIZIV 2 CONCEPT

Subaru fuarla birlikte, AWD teknolojisinin en sportif halini, yansıtan WRX STI modelinin de Avrupa prömiyerini gerçekleştirdi. Subaru’nun 7 yıldır üst üste katıldığı Nürburgring 24 Saat Yarışı 2014 sezonunda kullanacağı yeni otomobili WRX STI RACING fuar kapsamında otomobil severlerle buluştu.

Subaru VIZIV 2 Concept
Subaru “VIZIV 2 CONCEPT", bir önceki Cenevre Otomobil Fuarında görücüye çıkarılan selefi “VIZIV CONCEPT” ve 2013 Tokyo Otomobil Fuarı’nda sergilenen “VIZIV EVOLUTION CONCEPT”in ayak izlerini takip ediyor. Plug- in Hibrit teknolojisini Boxer DIT motor ile buluşturan VIZIV 2’de ‘boomerang’ şeklindeki ön farlar yeniden tasarlandı ve LED sis farları eklendi.


Toyota'ya rekor ceza
Amerika Birleşik Devletleri, müşterileri aldattığı gerekçesiyle Japon otomobil devi Toyota’ya 1.2 milyar dolarlık rekor bir ceza verdi.

ABD Adalet Bakanı Eric H. Holder Jr., ABD’de dört yıl önce can kaybına neden olan trafik kazasının ardından başlatılan soruşturmanın sonunda Toyota’nın 1.2 milyar dolar cezaya çarptırıldığını açıkladı. Kararda, Otomobillerin istem dışı hızlanma hatasının müşterilerden gizlendiğine hükmedildi. Geçtiğimiz yıl kazadan sonra hatanın tespit edilmesinin ardından Toyota, 10 milyon aracı bakım için geri çağırmıştı. Ancak yapılan açıklamada, otomobillerin paspasları ile ilgili sorun olduğu öne sürülmüştü.

ABD Adalet Bakanı Holder, davayla ilgili basına yaptığı açıklamada, davanın kendi türünde en büyük para cezası olduğunu belirtti. Holder, firmanın derhal güvenlik sorunlarını düzeltmek yerine, tüketicilere yanıltıcı açıklamalar yaptığı ve Kongre üyelerine yanlış bilgilendirdiğini ifade etti.

Kararın ardından Toyota Motor Kuzey Amerika Hukuk müşaviri Christopher P. Reynolds'dan firma adına davayla ilgili bir açıklama geldi. Metinde, Toyota’nın neden olabileceği herhangi bir endişe verici duruma dair müşterilere karşı tüm sorumluluğu üstlendikleri, yeniden müşterilerin güvenini kazanmaya odaklandıkları belirtildi. Dava nedeniyle ayrıca savcılığın yaptığı anlaşma çerçevesinde, firma politika ve prosedürlerinin bağımsız bir gözlemci tarafından gözden geçirileceği bildirildi. Şirket, 2010 ve 2012 yılları arasında ise, bazı istenmeyen hızlanma sorunlarını raporlamadaki gecikmelerden dolayı 66 milyon dolar para cezası ödemişti.

Toyota davası sonuçlanırken General Motors’a (GM) açılan soruşturmanın kararı merak konusu oldu. Benzer bir sorun nedeniyle ABD Adalet Bakanlığı, GM’yi dava etmiş, şirket 1 milyon 600 bin aracını geri çağırmıştı. ABD Adalet Bakanı Holder, GM soruşmasıyla ilgili sorulara cevap vermezken, Toyota davasının bir emsal teşkil ettiğini, otomobil üreticilerinin Toyota’nın hatalarını tekrarlamaması gerektiğinin altını çizdi.


Türk yapımı Elektrikli Otomobil Projesi tüm hızıyla devam ediyor!
Kullandığı ileri teknoloji seviyesi, uluslararası kalite standartları ve Türkiye’ nin sektöründe ilk Ar-Ge Merkezi ile her zaman bir adım ileride olan Hisarlar, Türkiye’ nin ilk 4x4 Arazi aracı TURKAR’ dan sonra şimdi de BEGLER /UZOQ Elektrikli Otomobil ile yine bir ilke daha imza atıyor.

Hisarlar grubunun Turkar’dan sonra ikinci önemli projesi olan Uzoq, Sanayi Bakanlığı tarafından yürütülen “Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi” projesinde 2. aşamayı da geçti.

Hisarlar, uluslararası pazarda rekabet edebilir bir Türk Otomobil markası oluşturmak amacıyla Gate Elektronik ile iş ortaklığı gerçekleştirdi ve Türkiye’de yıllardır yerli otomobil üretilmesi konusundaki arayışının neticesinde Sanayi Bakanlığı tarafından Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında başlatılan  “Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi” projesine Gate Elektronik ortaklığı olan BEGLER firmasının elektrikli otomobili UZOQ ile katıldı.

Birinci olan iş ortaklığına“teşvik desteği”verilecek olan projeye ilk aşamaya 20 proje katılmış ve UZOQ birinci aşamayı başarı ile geçmiş, 17-21 Şubat arasındaki 2. Aşama değerlendirmelerini de tamamlamış ve ilk yerli elektrikli otomobil olmak için yarışmaktadır.
Tamamıyla yerli proje ortaklığı ve yerli kaynakların kullanılması hedefi ile oluşturulan ve alanında uzman akademisyen ve firma katkılarıyla “Elektrikli Otomobil Geliştirme Projesi” hızla devam etmektedir.


Hisarlar CEO’su Zafer  Türker, konuyla ilgili olarak: “Ülkemizin değerli akademisyen ve firmalarının yer aldığı Begler, Elektrikli Otomobil Geliştirme Projesi konsorsiyum çalışmalarını da başarı ile yürüterek, değerlendirme kapsamındaki hakem heyetine başarı ile proje sunumunu gerçekleştirmiştir. Bu proje sayesinde yaratılan rekabet sonucunda, ülkenin insan kaynağını en etkili şekilde kullanarak Türkiye’nin ilk yerli ve elektrikli otomobilinin hayata geçirilmesi hepimizin en büyük ve en güzel dileğidir.”dedi.


Volkswagen Crafter'ın üretim yeri belli oldu
Volkwagen, yeni Crafter'ın üretileceği yaklaşık 1 milyar avroluk tesis yatırımını Polonya'da gerçekleştireceğini açıkladı.

Alman Otomobil üreticisi Volkswagen'in (VW), hafif ticari araç modeli yeni Crafter'ın üretileceği yaklaşık 1 milyar avroluk tesis yatırımını Polonya'da gerçekleştireceğini duyurmasının ardandan AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan VW Ticari Araçlar İletişim Müdürü Dr. Guenther Scherelis, "Söz konusu yatırımın Polonya'da yapılması kararında ülkedeki işçilik ücretlerinin düşük olması önemli etken" dedi.

Yatırımın neden Türkiye'de yapılmadığı sorusuna detaylı cevap vermek istemeyen Scherelis, "Biz sadece Türkiye ve Polonya'da değil, bütün Avrupa'da doğru yatırım için seçenekleri değerlendirdik. Almanya içinde de analizler yaptık hatta Polonya'da bile yaklaşık 20 yeri analiz ettik" diye konuştu.

VW Ticari Araçlardan Sorumlu Yönetimi Kurulu Üyesi Dr. Leif Östling ise konuya ilişkin açıklamasında, "VW, ticari araçlar için yeni bir strateji belirledi. Crafter dünyadaki tüm büyüyen ekonomiler için ideal bir aday. Ve VW Ticari Araçlar daha fazla küresel çapta faaliyet gösteren üretici olarak yoluna devam edecektir" ifadelerini kullandı.

VW Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Sözcüsü Dr. Eckhard Scholz da, kararın Polonya'dan yana kullanılmasının firmanın bu ülkedeki önceki deneyimlerinin etkili olduğunu belirterek, "Polonya'daki Caddy üretiminden edindiğimiz deneyim mükemmel. Ayrıca Wrzesnia kenti etrafındaki bölge iş, alt yapı ve iş gücü piyasası açısından ideal bir çeşitlilik sunuyor" değerlendirmesinde bulundu.

2016 yılının ikinci yarısından itibaren Polonya'nın Wrzesnia kentinde üretilecek yeni Crafter, yaklaşık 2 bin 300 kişiye iş imkanı sağlayacak. Söz konusu fabrika, 10 yıldır Poznan şehrinde firmanın diğer bir modeli olan Caddy'nin montaj fabrikasından sonra VW Ticari Araçlar'ın Polonya'daki ikinci fabrikası olacak.

VW, Audi, Seat, Skoda, Bentley, Porsche, Bugatti, Lamborghini, MAN, Scania gibi markaları çatısı altında bulunduran Volkswagen Grubu'nun Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika'da toplam 106 fabrikası bulunuyor.


Yeni Renault Trafic günyüzüne çıkıyor
Renault, 1980 yılından beri toplam 1,6 milyon adet satış gerçekleştiren Trafic modelini bu yaz yenileyerek başarı hikayesini devam ettirmeye hazırlanıyor.

Bu pratik ve ekonomik araç, hem içte hem de dışta yepyeni bir tasarım sergiliyor.
Aynı zamanda akıllı yenilikler ile profesyonel müşterilerinin hayatını kolaylaştırmakla birlikte konforlu bir sürüş için yeni bir motor gamı sunuyor.  Trafic ile birlikte, Renault tarafından geliştirilen ve bir versiyonu 6l / 100 km yakıt tüketiminin altına düşecek çift turbo motor olan yeni bir 1.6 dCi motor da bulunuyor.   


Yeni Trafic artık Sandouville fabrikasında üretiliyor. Böylece Renault, Avrupa pazar lideri hafif ticari araç gamının tamamının üretimini Fransa’da üç fabrikada gerçekleştiriyor.  

1980 yılında lansmanı yapılan ve aynı derecede ünlü Estafette’in yerini alan Renault Trafic, dünya çapında 1.6 milyonun üzerinde satış rakamına ulaştı. 2014 yılında Trafic öyküsü, dünya çapında 50 kadar ülkede ilk kez pazara sunulacak olan üçüncü nesil ile devam ediyor.

Yeni Trafic yepyeni bir dış tasarıma kavuşuyor. Ön kısmında Renault’nun yeni marka kimliğinin sembolü olan daha büyük bir logo bulunuyor. Duruşu güçlü ve dinamik, aynı zamanda daha geniş, daha ince farları araca çekici bir görünüm kazandırıyor. Geniş ve iddialı bir hava girişi ve iki ızgara arasında yer alan gövde rengi şerit araca ayrı bir tarz katıyor. Daha keskin çizgiler, aracın siluetini öncekinden daha dinamik hale getiriyor.

Yeni Trafic ile Renault, hafif ticari araç deneyimini kullanarak, modern ve konforlu ve gerçek anlamda bir kullanıcı dostu bir model sunuyor ve böylece müşterilerin ihtiyaçlarına daha fazla cevap veriyor.

Yeni Trafic, zengin ürün gamı ile her ihtiyaca uygun bir araç sunabiliyor: 270 versiyon, iki farklı uzunluk, iki farklı uzunluk, panelvan, combi, alçaltılmış şasi kabin ve minibüs versiyonları ile birlikte, anlaşmalı üst yapı firmalarının ve Renault Tech’in ürettiği çözümleri içeren 270 versiyonu sayesinde ihtiyaca uygun olarak özelleştirilebiliyor.

Yeni Trafic, yeni nesil turbo şarjlı motorları ile esneklik ve ekonomikliği bir arada barındırıyor. Araç, Renault’nun geliştirdiği en son jenerasyon 1.6 dCi motoru  (R9M) temel alıyor ve yakıt tasarrufu ile gerçek sürüş keyfini bir araya getiren ileri teknoloji sunuyor. Bu motor iki versiyon olarak müşteriyle buluşuyor: 1 litre /100km’den daha fazla bir kazanç sunan değişken geometrili turbo motor ve yakıt tüketimini 6 litre /100km*nin altına düşüren çift turbolu (twin-turbo) versiyonu. Bu motorlar araç tam yüklü olduğunda dahi, düşük devirlerde sunulan yüksek tork sayesinde dinamik tepkileri garanti ediyor.

Yeni Trafic, Renault’nun uzman hafif ticari araç mühendisleri tarafından güvenilir ve güçlü bir model olarak geliştirildi. Üst segment binek araçlara odaklanmış olan Sandouville fabrikasında çalışan 1.800 kişinin deneyim ve bilgisinden yararlanıldı. Trafic’in üretiminin yeniden Fransa’ya alınmasıyla, 230 milyon euroluk bir yatırım yapılarak fabrikada önemli bir dönüşüm gerçekleşti.
1998 yılından itibaren Avrupa’nın bir numaralı hafif ticari araç üreticisi olan MCA’da (Maubeuge) Kangoo, SOVAB’da (Batilly) Master ve Sandouville’de Trafic olmak üzere Fransa’da üç fabrikada tüm ürün gamının montajını gerçekleştiren Renault markası rekabette öne çıkıyor.


Yeni SEAT Leon CUPRA
SEAT, Cenevre Motor Show’da yeni bir rekortmeni, Leon CUPRA modelini sergiliyor. İspanyol üretici fuarda ayrıca, Leon CUPRA’yı temel alan yeni yarış aracı SEAT Leon Cup Racer’ı da sergiliyor.

Dünyanın en zorlu yarış pistlerinden biri olarak kabul edilen Nürburgring’de yer alan ünlü Nordschleife’de önden çeker seri üretim bir modele ait en iyi tur zamanını, 10 saniye geliştirerek yeni bir rekora imza atan Yeni SEAT Leon CUPRA,  fuarda sergilenen bu sınıftaki en hızlı modellerden biri. SEAT fuarda ayrıca, Mayıs ayında başlayacak Leon Eurocup’da mücadele edecek olan ve SEAT Sport tarafından geliştirilen Leon Cup Racer da sergiliyor.


SEAT’ın yeni ikonu: Leon CUPRA
Etkileyici tasarımı, sıradışı performans, dinamikler ve üst düzey verimlilik ile birleştirerek günlük kullanım için ideal bir araç haline gelen SEAT Leon CUPRA, SEAT marka değerlerini en iyi şekilde temsil ediyor ve markanın ikonu konumuna yerleşiyor. Yeni CUPRA, yalnızca büyük başarılara imza atan Leon ailesinin en gelişmiş modeli değil, aynı zamanda markanın da en güçlü üretim otomobili olma özelliğine sahip. Ve aynı zamanda da en hızlısı… Leon CUPRA’nın sürüş ve şasi özellikleri, üst düzeyde keyif veren hassas bir sürüş deneyimini garanti ediyor.

Nürburgring’de etkileyici rekor
Yeni SEAT Leon CUPRA, dünyanın en zorlu yarış pistlerinden biri olarak kabul edilen Nürburgring’de etkileyici bir rekora imza attı. Brembo yüksek performanslı frenler, özel olarak tasarlanmış 19-inç alaşım jantlar ve Michelin Pilot Sport Cup 2 lastiklerin yer aldığı isteğe bağlı Performans Paketi ile donatılmış Leon CUPRA, önden çeker seri üretim modellere ait tur zamanını 10 saniye iyileştirerek yeni rekorun sahibi oldu. (7:58.4 dakika)

Ortalama hızın 155km/s ve en yüksek hızın da Tiergarten bölümünde elde edilen 242km/s olduğu turlarda Leno CUPRA 280’in pilot koltuğuna oturan İspanyol Jordi Gene, 2003-2010 yılları arasında European Touring Car Championships (ETCC) ve World Touring Car Championships (WTCC)’de SEAT adına yarışmıştı.


Yerli otomobile 100 milyon TL’ye kadar destek verilecek'
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “100 milyon TL’ye kadar elektrikli oto ile ilgili destek verilecek. Bu ay sonuna kadar bu çalışmayı sonuçlandırıp paylaşırız” dedi.

Yerli otomobile 100 milyon TL’ye kadar destek verilecek'

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ordu’ya gelen Bakanı Fikri Işık, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Işık, “Bugün biraz önce sanayi üretim endeksi açıklandı. Bu bir önceki aya göre yüzde 1.1 artış gösterdi. Ama önemli olan beklentileri aşmış şekilde bir önceki yılın ocak ayına göre de yüzde 7.3 artış gösterdi. Bu, Türkiye’de felaket tellallığı yapanlara aslında bizim sanayicimizin, üretim yapan insanımızın verdiği en güzel cevaptır. Bu noktada Türkiye üretmeye devam ediyor. Türkiye yatırıma devam ediyor. Türkiye istihdamını artırmaya devam ediyor. Gecen gün işsizlik rakamları açıklandı. Pek çok medya ‘işsizlik rakamı arttı’ diye haber yaptı. Halbuki 600 bine yakın insan bir yılda iş buldu. Ama takdir edersiniz ki Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyona yakın gencimiz çalışma yaşına giriyor. Bu noktada Türkiye’nin geleceği açısından umut verici. Bazı noktalarda frene basmamıza rağmen, cari açık endişesinden dolayı iç tüketimi biraz daha düşürme noktasındaki attığımız adımlara rağmen ocak ayındaki sanayi üretim endeksinin bir önceki yıla göre yüzde 7.3 artması Türkiye açısından önemli bir gelişmedir” diye konuştu.


“ARTIK ÇAĞI ISKALAMAK İSTEMİYORUZ”
Yerli otomobil üretimi konusuna da değinen Bakan Işık, “Otomobil üretiminde maalesef o dönemin siyasetçilerinin aymazlığı yüzünden treni kaçırmış bir ülke. 1960’ların başında Güney Kore açlık çekerken, Türkiye kendi otomobilini yapmış. 1970’lerde bir Türk markası var ama daha sonra Türkiye’de gelişen şartlar, iç siyasi çekişmeler, Türkiye’nin kendi enerjisini üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama yönelik harcamayıp da birbirbirini yemeğe harcamasından dolayı biz bu dünyanın yakaladığı ivmeyi yakalayamadık. Bugün Güney Kore’nin geldiği nokta belli. Biz Türkiye’de halen yeni bir babayiğit arama noktasındayız. Bu, Türkiye açısından acı. Aynı şekilde biz uçak maceramızı da maalesef başarısızlıkla sonuçlandırmayı becermiş dönemin siyasetçilerine sahibiz. Artık çağı ıskalamak istemiyoruz. Bu noktada dünyanın otomobilde ve otomotivde gittiği yön elektrikli araçlar. İçten yanmalı motorlara dayalı bir üretimde kapasite sorunu oluşmaya başladı. O noktada rekabet çok fazla. Ama elektrikli otomobilde önümüzde ciddi bir alan var. Bu alanda Türkiye’nin var olması için TÜBİTAK, benden önceki bakan arkadaşım döneminde birinci aşama tamamlandı. Daha sonra ikinci aşama sürerken ben bakanlık görevini devir aldım. TÜBİTAK ikinci aşama çalışmasını şuan tamamlamak üzere. Değerlendirmeler yapıldı, paneller yapıldı. Son değerlendirme için çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmanın sonucunda 100 milyon TL’ye kadar elektrikli oto ile ilgili destek verilecek. Bu ay sonuna kadar bu çalışmayı sonuçlandırıp paylaşırız. Bu bizim için önemli. Yoğunlaşmamız gereken diğer bir alan da yerli otomobil konusunda hibrit oto. Yani hem elektrikli hem de içten yanmalı motorun birlikte kullanıldığı hibrit otomobil. Bunun üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki günlerde bu alana da yoğunlaşacağız” şeklinde konuştu.

DİNLEMELER KONUSU

Ne kadar keyfi dinlemelerin olduğunu, maalesef sahte isimler ile sahte kodlarla Türkiye’nin önemli sanayicisinin, siyasetçisinin, iş adamının, bürokratının, sanatçısının dinlendiğinin bugün ortaya çıktığını belirten Bakan Işık, “Halbuki biz iktidarımızın ilk döneminde yasa dışı dinlemelerin cezasını artırmıştık. Son dönemde bunu daha ağır şartlara bağladı. Belli ki devletin içerisine çöreklenmiş bazı çeteler, ‘devlet de hükümet de biziz, güç bizde, biz kanun manun dinlemeyiz’ anlayışı bir sahte örgütler oluşturarak bu dinlemeleri yapmıştır. Kim dinleme yaptıysa bu ortaya çıksın ve hak ettiği cezayı alsın. Artık Türkiye bu yükü kaldıramaz. Yasa dışı dinleme Türkiye için büyük bir yüktür. Geçen gün Adalet Bakanımız açıkladı. Yasal dinleme bile son çare olmalıdır. Kişinin özel hayatının dokunulmazlığına en çok hakimler karar verirken dikkat etmelidir. Savcılar talebi yaparken dikkat etmelidir. Kaldı ki yasa dışı dinleme hiçbir yönüyle kabul edilemez. Yasa dışı dinlemelere montajlar yapıp, eklemeler yapıp, çıkarmalar yapıp farklı alanlarda farklı amaçlarla yapılan konuşmaları birleştirip kamuoyunda siyasi operasyonu yapmak çok ahlaksızca, çirkince bir iştir. Bunların mutlaka hukuk önünde hesabı sorulmalıdır. Bu yanlışı yapanlar mutlaka bedelini ödemelidir. Yoksa Türkiye bu yükten başka türlü kurtulamaz” ifadelerini kullandı.

“BU PARALEL YAPIYI DA TEMİZLEYECEĞİZ”
Son vesayetin paralel yapı olduğunu vurgulayan Bakan Işık, “17 Aralık süreciyle birlikte verdiğimiz mücadelenin de özünde bu var. Türkiye’de pek çok çete ve mafyayı temizledik. Siyaset mekanizması üzerindeki pek çok vesayeti kaldırdık. Belli ki son vesayet de bu paralel yapı. Bu paralel yapının da neler yaptığı, Türkiye’nin milli çıkarlarına ne denli zarar verdiği her gün yeni belgelerle ortaya çıkıyor. Bu paralel yapıyı da temizleyeceğiz. Devlet üzerinde milletten başka hiçbir kimsenin egemenlik kuramadığı bir demokratik düzeni hep birlikte inşallah oluşturacağız” açıklamasında bulundu.

“MONTAJ OLDUĞUNDAN BUGÜN KESİN OLARAK EMİNİM”
“Kriptolu telefonları dinleme ile ilgili daha önceden yaptığımız açıklamalar var. Bu çalışma devam ediyor. Bu çalışma sonuçlandığında paylaşacağız” diyen Bakan Işık, şunları kaydetti:

“30 Mart’ta millet iradesi ortaya çıkacak. Her ne kadar bu bir yerel seçim olsa da Türkiye’de adeta bir referandum noktasına geldi. Dolayısıyla seçmen tercihini etkilemeye yönelik pek çok manipülasyonun yapılmakta olduğunu, bundan sonra da yapılabileceğini tahmin etmek zor değil. Bu tip girişimle olacak ama milletimizin basireti ve feraseti var. Bu sabah gelirken baktım. Sayın Başbakanımız ve oğlu arasında geçtiği iddia edilen ve ben ‘montaj’ olduğunu söylediğim zaman bayağı bir yaygara kopmuştu. Montaj olduğundan bugün kesin olarak eminim. Kasetler ortaya çıktıktan sonra AK Parti’nin oyu yüzde 2.2 yükselmiş. Artık insanlar bunlara prim vermiyor. İnsanlar artık bunları siyasete müdahale olarak algılandığını görüyor. Bunu milletimiz artık görüyor. Şu ana kadar verilen en ciddi mücadele 30 Mart’ta milletimiz bu noktada Sayın Başbakanımıza gereken desteği verir ve bu son vesayet teşebbüsü de bu çetede devletin içinden temizlenir.”

Son Güncelleme ( Cuma, 18 Mart 2016 11:52 )  
KAMPANA TORNA MAKİNASI: Home